Biden ile Trump arasındaki fark açıldıkça küresel risk iştahı güçleniyor. Demokratların Başkanlığı, senatoyu ve temsilciler meclisini kazandığı bir seçim zaferi (Mavi Dalga) piyasalar tarafından yükseliş yönünde fiyatlanmaya başlandı.

Bardağın dolu tarafını görmeyi tercih eden piyasalar, ekonomi canlandıktan sonra 2022 yılında devreye girecek bir vergi artışını satmak yerine 2021 yılında ekonomiyi canlandıracak bir mali paketi satın almayı tercih ediyor.

Piyasalardaki iyimser hava ek mali paketle sınırlı değil. Posta oylarına itiraz nedeniyle tartışmalı bir seçim sonucu ihtimalinin ortadan kalkması ve ABD’nin küreselleşmeyi tehdit eden saldırgan dış politikalardan vazgeçeceği umudu da küresel risk iştahını destekliyor.

Politik belirsizliğin ortadan kalktığı, genişleyici maliye ve para politikalarının eş anlı olarak büyümeyi desteklediği ve küreselleşme üzerindeki baskıların azaldığı bir senaryonun kazananları hiç şüphesiz ABD ve Çin borsaları olacak. Teknoloji alanındaki rekabet avantajları bu ülkeleri desteklemeye devam edecek.
Demokrat zaferi ile güçlenen ABD büyümesi, azalan jeopolitik riskler ve değer kaybetmeye devam eden dolar gelişmekte olan ülkeleri destekliyor. ABD ve Çin ekonomisine entegrasyonları doğrultusunda gelişmekte olan ülkeler yükselişe katılacak.

Büyüme merkezleri ile entegrasyonun sınırlı olması ve Demokratların Trump dönemindeki koruma kalkanını kaldıracağı endişesi ile Türkiye varlıkları Cuma gününe kadar dünya borsalarından negatif ayrışıyordu. Cuma günü ise durum değişti. Türkiye (%2,4), Güney Afrika (%2,3) yükselişle en iyi performans gösteren gelişmekte olan ülkeler oldu.

ABD ve Asya borsalarındaki yükseliş Borsa İstanbul’da %0,5 civarı pozitif bir açılışa işaret ediyor. Endeks için destek ve direnç olarak 1.150 ve 1.180 seviyeleri öne çıkıyor. Dünya ile aramızdaki makasın çok açılmış olması ve ucuz değerlemeler yükselişi destekliyor. Ancak Cuma günkü yükselişe yabancı katılımının sınırlı olması bizi halen rahatsız ediyor.

Makro cephede bugün Ödemeler Dengesi verileri öne çıkıyor. Cari dengedeki bozulmanın (beklentimiz 4,5 milyar dolar açık) ve rezerv kaybının devam etmesi son dönemdeki sıkılaşmaya rağmen dış dengede bir toparlanma olmadığını gösterecek. Ancak bu gelişmeler büyük oranda piyasa tarafından fiyatlandı.
Şirketler cephesinde otomotiv sektörü ve Tüpras ile ilgili haberler öne çıkıyor. Eylül ayı ihracat rakamları güçlü olan otomotiv hisseleri, özellikle Ford Otosan ve Tofas Fabrika, endeksi yenebilir. Kar marjını aşağı çeken Tüpras’ta satış baskısı görebiliriz. Ancak bu hissede kötü haberlerin büyük ölçüde fiyatlandığını belirtelim.
Haftanın konusu doğal gaz rezervinde yapılacak yukarı yönlü revizyon. Rezervin 320 milyar metreküpten 800 milyara çıkartılması bekleniyor. Piyasa ilave doğalgaz rezervi haberine, çok alakası olmasa da, Petkim ve Tüpraş hisselerini alarak cevap verebilir.

Haberler & Makro Ekonomi
Eylül ayında otomotiv sanayi üretimi %4 arttı, ihracat 4Ç20 için olumlu sinyallar veriyor

OSD Eylül ayına ilişkin otomotiv sanayi verilerini açıkladı. Eylül ayında otomotiv sanayi üretim hacmi yurtiçi satışlardaki güçlü canlanma sayesinde yıllık bazda %4 artışla 142 bin adet seviyesine yükselirken, Ocak-Eylül dönemi kümülatif üretim hacmini yıllık bazda %19 düşüşle 854 bin adete taşıdı. Eylül ayında sanayiinin ihracat hacmi ise yıllık bazda %13 düşüşle 93 bin adet seviyesine gerilerken, yılın ilk 9 aylık ihracat hacmini %33 düşüşle 616 bin adet seviyesine taşıdı. ODD’nin Eylül yurtiçi hafif araç satışlarındaki %116’lık büyüme verisini daha önceden yayınladığını hatırlatmak isteriz.

OSD Başkanı, aynı zamanda Ford Otosan CEO’su Haydar Yenigün, 4Ç20’de otomotiv sanayiinin ihracat performansındaki iyileşme beklentileri nedeniyle sanayiinin KKO’da artış beklediklerini belirtti. Haydar Yenigün 2020 yılı için yurtiçi otomotiv pazarının ise 700 – 750 bin adet arasında beklediklerini belirtti.

Kaynak İş Yatırım
Hibya Haber Ajansı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here