MEHMET BAYER – 13.10.2020 – HİBYA – Çanakkale Savaşları sırasında askerlerinin kullandıkları bombalara taktıkları ”saç fırçası”, ”kriket topu”, ”polisin copu” gibi özel isimler günümüzde hala merak uyandırıyor.

”Nottingham Daily Express”te, 4 Ağustos 1915 tarihinde yayımlanan bir yazıda bombalarla ilgili bilgiler anlatıldı.

”Saç fırçası” bombasının sıradan saç fırçasına çok benzediği, ancak kılların yerini yüksek patlayıcı katı bir bloğun aldığı, ”polisin copu”nun burnunun yere aşağı doğru düşmesini sağlamak için kuyruğuna bir bant bağlandığı, her iki bomba türünün çarpma anında patladığı bildirildi.

”Kriket topu”nun zaman ayarlı fünye ile çalıştığı, fünyenin çekilmesinin mekanizmaya bağlı bir yayı serbest bıraktığı, böylelikle 5 saniyeye ayarlı bir fünye yanıp patladığı belirtildi. Bombanın kullanış şekli ise şöyle anlatıldı: ”Bombayı sağ eline alıp, fünyeyi çektikten sonra olabildiğince uzağa fırlat…”

Bombanın ”reçel tenekesi” türünün ise sportif insanlara hitap eden cinsten, bombanın başarılı kullanımının ise biraz şansa dayalı olduğu anlatıldı. Bombanın patlamasının, fünyenin yakılmasından 10 saniye sonra olarak tasarlandığı, düşmanın, bombayı patlamadan önce yerden alıp, tekrardan fırlatmaması için bombayı çok erken fırlatmamanın tavsiye edildiği bu nedenle de bombayı çok uzun elde tutmamak gerektiği uyarısı yapıldı. Yazıya göre, kinayeli bir şekilde bomba fırlatanlara ”anarşist” lakabı takılmış.

– Quinn’s Post’ta bomba düellosu

Çanakkale Muharebeleri konusunda çalışmalar yapan emekli Albay Şaban Murat Armutak, el bombalarının, savaş alanındaki en ölümcül ve psikolojik zarar veren silahlar arasında olduğuna işaret etti.

Çanakkale Kara Savaşları sırasında Quinn’s bölgesindeki muharebelerin özelliğinin bomba muharebesi olduğuna işaret eden Armutak, şöyle konuştu:

”Türkler, kriket topuna benzeyen bombaları yoğun olarak kullanıyorlardı. O sırada Anzak’larda bomba olmadığından avantaj Türkler’deydi. Anzaklar da sahilde kurdukları ‘bomba fabrikasında’ et konserve ve reçel tenekelerine patlayıcı doldurarak kendi el bombalarını yapmışlardı. Sayı olarak yeterli olmamakla birlikte en azından Türkler’e karşılık verilebilmişti. Önceleri elleriyle attıkları el bombalarını, ilerleyen zamanda Garland tarafından icat edilen basit bir bomba fırlatıcısını kullanarak daha uzağa atmayı başarmışlardı. Türklerin el bombalarından korunmak maksadıyla kum torbaları ile mevziler güçlendirilmiş, tüneller kazılarak düşmanını gözünden ve ateşinden korunmaya çalışılmış, el bombalarının mevzi içine düşmesini engellemek için siper önüne tel kafesler konulmuş, periskoplu tüfekler ile Türkler izlenmişti. Türk el bombalarının fünyesinin süresi daha fazla olduğundan Quinn’s Post’takilerin kendilerine atılan el bombalarını hızlı ve becerikli oldukları takdirde geri atmaları mümkündü.’

Hibya Haber Ajansı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here