Küresel Covid-19 salgınının etkilerini dünya çapında ölçmek için gerçekleştirilen COH-FIT çalışmasına ülkemizden 2 binin üzerinde kişi katıldı. Katılım halen devam etmekte. 29-46 yaş aralığındaki katılımcıların %63’ü kadın, %37’si erkek oldu. Katılımcıların 3’te 1’inden fazlası salgın dönemi ve son iki hafta öncesiyle ilgili stres seviyelerinde ve yalnızlık duygularında artış olduğunu bildirdi. Katılımcıların %82 oranındaki kısmı, medyada geçirdikleri zamanda artış olduğunu belirtirken; yardımsever davranışlar konusunda katılımcıların yaklaşık %19’u gelişme gösterdiğini kaydetti. Katılımcılar, en etkili başa çıkma yöntemininbireysel temas veya etkileşim, egzersiz veya yürüyüş, internet kullanımı, COVID-19 hakkında bilgilenmek, anlamlı hobiler edinmek, medya kullanımı, çalışmak veya yeni bilgiler edinmek olduğunu belirtti.

 

Küresel Covid-19 salgınının etkilerini ölçmek amacıyla dünya çapında gerçekleştirilen COH-FİT çalışmasında Üsküdar Üniversitesi, Türkiye’yi temsil ediyor. Dünya Psikiyatri Birliği, Avrupa Psikofarmakoloji Enstitüsü, Avrupa Psikiyatri Birliği tarafından tüm dünyada 40’ın üzerinde ülkede yapılan çalışma, ülkemizde Prof. Dr. Nesrin Dilbaz başkanlığındaki ekip tarafından yürütülüyor. Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, halen devam eden çalışmaya şu ana kadar dünyadan 100 bin kişinin, ülkemizden ise 2 binin üzerinde kişi katıldı.

 

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi AMATEM Koordinatörü ve Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, enfeksiyon dönemi süresince sağlık ve işlevsellik üzerine yapılan Ortak Sonuçlar Çalışmasının (COH-FIT), COVID-19 salgınından etkilenmiş ülkelerin tüm nüfuslarına yönelik, geniş çaplı uluslararası bir anket çalışması olduğunu söyledi.

 

Projede 40’ın üstünde ülkeden 200’ün üstünde araştırmacı yer aldığını kaydeden Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, araştırmanın dünyanın dört bir yanından herkese açık olduğunu söyledi.

 

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Birçok ulusal ve uluslararası resmi kuruluş tarafından onaylanan COH-FIT çalışması, COVID-19 ve ileride gerçekleşebilecek diğer salgınlara karşı tüm nüfus ve savunmasız alt gruplar için engelleme ve müdahale programlarını bilgilendirmek amacıyla değişken ve değişmez risk faktörlerini, koruyucu önlemleri belirlemeyi amaçlamıştır” dedi.

 

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Anket soruları, demografik ve sosyoekonomik durum, fiziksel ve ruhsal sağlık, esenlik, işlevsellik, duygusal/psikolojik, davranışsal ve çevresel etkenler, sağlık hizmetine erişim, tedaviye uyum, tele-sağlık, pandemi önlemleri hakkında kişisel fikirler ve bireysel başa çıkma yöntemlerine yönelik bilgileri hedef almaktadır” dedi.

 

Türkiye’ye yönelik ilk aşama sonuçları

 

Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, çalışmanın ilk aşamasında ülkemize ilişkin ilk sonuçlarla ilgili olarak şu bilgileri verdi:

 

-Türkiye’den katılan 2 binin üzerinde kişi katıldı. Katılımcıların çoğu 29-46 yaş aralığındaydı. Ortalama yaşları yakın olmakla beraber kadın katılımcı sayısı (63%) erkek katılımcı sayısından (37%)daha fazlaydı.

 

Stres seviyelerinde artış oldu

 

Çalışma bu dönemin psikososyal etkilerini ölçmeyi de hedefledi. Stres, yalnızlık, öfkelilik ve fedakârlık(başkalarına yardım etmek vb.) üzerinde psikolojik etki gözlemlendi. Daha sistematik olarak katılımcıların 3’te 1’inden fazlası salgın dönemi ve son iki hafta öncesiyle ilgili stres seviyelerinde artış olduğunu bildirirken; %12’lik dilim azalma olduğunu belirtti. Stres azalış ve artışı konusunda farklı yaş ve cinsiyet grupları arasında kayda değer farka rastlanmadı.

 

Ergenlerde yalnızlık arttı

 

Yalnızlık konusunda, salgın dönemi ve son iki hafta öncesiyle alakalı olarak katılımcıların 3’te 1’i artış ve sadece çok azı (

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here