Karamollaoğlu’nun açıklamasından satır başları;                                                                                                                    

Kemal Kılıçdaroğlu Ziyareti

Kıymetli arkadaşlar; bu hafta Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ettim. Ülkemizin meselelerini tüm hatları ile görüşme fırsatı buldum. Nasip olursa bundan sonra diğer parti genel başkanlarını da ziyaret etmeyi istiyorum.
 

Bizim bu ziyaretlere ihtiyacımız var. İnanıyorum ki; biz, meselelerimizi kavga ederek değil; konuşarak, birbirimizi anlamaya çalışarak görüşmeli, mütalaa etmeliyiz. İçine düştüğümüz sıkıntılardan kurtuluşumuzun tek yolu ancak budur.
 

Azerbaycan ve Ermenistan Ateşkes

Kıymetli basın mensupları; son haftalarda gündemimizin ana konularından birisi; Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan gelişmelerdi. Azerbaycan, işgal altındaki Karabağ’ı kurtarmak için bir mücadeleye başladı. Bu mücadele başarılı sonuçlar getirdi. En son Şuşa kenti kurtarıldı. Yaşanan gelişmeler neticesinde ateşkes ilan edildi.
 

Türkiye’nin tavrı burada önemliydi, Azerbaycan’a çok ciddi destek verildi. Gerek silahlı kuvvetlerin eğitimi, gerekse Azerbaycan ordusunun eğitimi önemli bir destekti. Azerbaycan ordusunun bu zaferi hepimiz için büyük bir mutluluk vesilesi oldu. Bu nedenle kardeş Azerbaycan’ı en kalbi duygularımla tebrik ediyorum.
 

Bir Çekişme Var

Ülkemizein problemlerine dönecek olursak; son yaşadıklarımız aslında çok ama çok farklı gelişmeleri gündeme getirdi. Hadiseler peş peşe geliyor, açık bir şekilde görünüyor ki; ciddi bir çekişme var.
 

Bu çekişmenin bugünlerde ortaya çıkmasının sebebi ne dersek; bunu çaresizlik olarak görebiliriz veya dünyadaki gelişmeler olarak değerlendirebiliriz. Biliyorsunuz; ABD’de yapılan seçimlere karşı, Türkiye’nin tavrı bizi şaşırttı.
 

Artık şu bir gerçek; ABD’de bir dönem bitti, yeni bir dönem başladı. Biden’ın, Türkiye’ye karşı olan tavrı belli. Bu süreçte ilginç bir gelişme oldu; Türkiye’nin resmi sonuç açıklanmadan ABD’yi tebrik etmeyeceği söylendi. Ama dün Cumhurbaşkanı, Biden’ı tebrik etti.
 

Şimdi ABD ile münasebetler değiştiği için burada iktidar nezdinde bir etki olur mu? İnsanın aklına ister istemez geliyor.  Çünkü ABD ile olan münasebetlerde, Halk Bankası ile ilgili olan gelişmelerde, ekonomide de Sn. Albayrak yetkili gözüküyordu. Trump’ın damadı ile çalışıyordu; şimdi o da yok. Türkiye’de de damat gitti; demek ki Türkiye, yeni bir döneme giriyor.
 

Berat Albayrak İstifası

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Instagram hesabı üzerinden istifa ettiğini duyurdu. İlk kez Instagram üzerinden bir istifaya şahit oluyoruz. Bu istifa metninde kullandığı bazı ifadeler çok dikkat çekici;  “at izi, it izine karıştı” diyor. Bu, yaşanan kargaşanın ne kadar büyük olduğu manasına geliyor.
 

Sonra Sn. Bakan; “Hâk ile batılı ayırt edemediğini” ifade ediyor. Bu, daha vahim bir ifade! İstifa mektubunun sonunda; “Allah yardımcımız olsun” diyor. Biz de amin diyoruz!
 

Şu gözüküyor ki; Sn. Albayrak, Cumhurbaşkanı’nın rızası olmadan istifa etti.  24 saat kimsenin konu ile ilgili sesi çıkmadı. Sonunda Cumhurbaşkanı istifayı kabul etti; onu da lütufmuş gibi kabul etti!
 

Türkiye Yönetilemiyor!

Muhterem arkadaşlar; bugün sözlerime çok açık bir ifade ile devam etmek istiyorum. Gelinen noktada Türkiye, ‘Başkanlık Sistemi’ ile kesinlikle yönetilemiyor! Son yaşanan olaylar göstermiştir ki; Türkiye’de açık bir şekilde yönetim krizi vardır.
 

Yani bizim şu an bizim bir sıkıntımız var, nedir bu sıkıntı; müzakere edememe. Bu sistemde; bir kural, müzakere, muhalefetle diyalog ortamı yok. Sadece Sayın Cumhurbaşkanı’nın kararları var! Tek başına karar veriyorlar, Sayın Cumhurbaşkanı da tek başına kararlarını değiştirebiliyor. Konuları karar alıcılarla ve muhalefetle üzakere edememe, görüşememe sıkıntısı var. İktidar da; “ben ne söylersem, onu yaparım” diyor!
 

Kişilerin Değil; Zihniyetin Değişmesi Lazım

Burada bir hususa dikkat çekmek istiyorum. Bizim bugün asıl meselemiz; kişilerden daha ziyade, zihniyet problemidir. Nereye el atarsanız atın; eğri cetvelle doğru çizgi çizilemediğini görürsünüz.
 

Üretim ekonomisi diye bir gündemleri yok. Üretime dönük yatırım politikası izlemeden, Türkiye’nin içinde bulunduğu problemi çözmesi mümkün değil! Devlet, yollar yapar, inşaatlar yapar, saraylar yapar, bütün devlet dairelerini değiştirir.  Vatandaşın cebinden çıkan ise, kimsenin umurunda değil!
 

Bu mantıkla siz, Türkiye’yi düzeltemezsiniz! Politikalar değişecek, bütün kaynakların üretime tahsis edildiği bir ekonomi politikası benimsenecek.  Yolsuzluğa son verilecek, israf ortadan kaldırılacak!
 

Sn. Cumhurbaşkanı Haklı

Muhterem arkadaşlar; Sn. Cumhurbaşkanı, bu hafta birtakım açıklamalarda bulundu. Bunlardan bir tanesi oldukça manidar. Sn. Erdoğan diyor ki; “haklı yerine güçlüyü, çoğunluk yerine bir avuç azınlığı, fakir yerine zengini koruyan mevcut küresel sistemin devam etmesi mümkün değildir.”
 

Sn. Erdoğan’ın, adeta Türkiye’nin özeti olan bu ifadelerine kesinlikle katılıyorum. Bugün bu ülkede ne yazık ki; güçlü, haklı kabul ediliyor. Zengine, fakirden çok destek veriliyor. Haklı ve haksız ayrımında gücü olan her zaman galip geliyor.  Kim düzeltecek bunu? Oturup da Saray’da; “Türkiye’nin durumu çok güzel” diyemezsiniz!
 

Torba Yasa

Meclis’e sevk edilen torba yasada birtakım işçi hakları ile ilgili kısıtlamalara gidiliyordu. Bu, herkesi isyan noktasına getirdi. Lakin yapılan bazı açıklamalara göre, kıdem tazminatları ile ilgili maddeler geri çekilecek.  Ümit ederiz ki; bu yanlış karardan denildiği gibi vazgeçilir.
 

Şimdi her şey bitti; işçinin kıdem tazminatına da mani olacaksınız! Hangi akıl bunu size veriyorsa; o akıl memlekete fayda vermiyor! Biz, tüm bu problemlerin en kısa zamanda çözülmesini ümit ediyoruz.
 

Torba yasa, Türkiye’yi felç etti! Torba yasa dediğiniz; söz gelimi elli tane kanunla ilgili 50-60 madde değişiyor, bir torbanın içine konuyor. Onu müzakere etmek ve alt yapısını anlamak kolay değil. Meclis’e geliyor ve geçiyor; niçin? İktidar partisi milletvekilleri, neye evet, neye hayır dediğini bilmiyor ki!

Hibya Haber Ajansı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here