Ekonomide yeni dönem algısını kuvvetlendirecek şekilde, Merkez Bankası’nın para politikasını basitleştirmesiyle başlayan süreçte “normalleşme” algısını destekleyecek kararların birer birer alındığını görüyoruz. Önceki gün BDDK, yılsonu itibariyle bankalar için uygulanan aktif rasyosunu elemine ederken, TCMB de zorunlu karşılık hamlesiyle krediye bağlanan şartların ortadan kaldırılması anlamında sürece katkıda bulundu.

 

Zorunlu karşılık, bankaların yerel para ve FX cinsinden Merkez Bankası hesaplarında tutmak zorunda oldukları paradır. Merkez Bankası da, bu zorunlu karşılıklara belli bir faiz öder ve buna nemalandırma denir. Merkez Bankası, kredi büyümesinin teşvik edildiği eski dönemde zorunlu karşılıklara ödenen faizlerde çeşitliliğe gitmiş ve nemalandırmayı “reel kredi büyümesi” şartına bağlamıştı. Reel kredi büyümesi şartını sağlayan bankalar, daha az oranda ZK tutarak daha fazla faiz ödemesi alabiliyorlardı. Kredi büyümesi şartını sağlamayan bankalar için de dezavantajlı bir konum oluşuyordu.

 

TRY zorunlu karşılık oranı, vadesiz, 1 ay ve 3 aya kadar vadeli hesaplar için %4’ten %6’ya çıkarıldı. Yabancı para zorunlu karşılık oranı, vadesiz, 1 yıla kadar vadeli hesaplarda %17’den %19’a çıkarıldı. Farklı faiz ödemeleri durumu ortadan kaldırılmış oldu, oranlar sektördeki tüm bankalara aynı uygulanacak. En önemlisi de ZK’lara ödenen faizlerin “reel kredi büyümesi” şartına artık bağlı olmayacak olması. Bankaların, kredi vermeye zorlayan düzenlemelerin kaldırılmasıyla bilanço yönetimi anlamında elleri rahatladı. Bunun yanında da, ZK oranları artırılarak daha önce daha az ZK tutan bankalar Merkez Bankası hesaplarında daha fazla TRY ve FX tutacaklar. 

 

Ekonomi karar alıcıları, hemen hemen her gün yeni bir normalleşme adımı gerçekleştiriyorlar ve piyasanın beklentilerini karşılıyorlar. Bankaların yurtdışı türev işlem limitlerinin de tamamen kaldırılmasının sonraki aşamada gerçekleşmesini bekleriz.

 

Kaynak Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here