Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      0
      BIST
    • DOLAR
      0
      Dolar
    • EURO
      0
      Euro
    • ALTIN
      0
      Altın



Çocuklarda huysuzluk nöbetleri ve diğer güç gösterileri

Tarih: 06-01-2017 16:11:46 + -


İki yaşındaki çocuğumun huysuzluk nöbetleri oluyor. Ne yapabilirim ? Huysuzluk nöbetlerinin bu yaş için çok normal olduğunu unutmayın.


Çocuklarda huysuzluk nöbetleri ve diğer güç gösterileri

İki yaşındaki çocuğumun huysuzluk nöbetleri oluyor. Ne yapabilirim ?

 

Huysuzluk nöbetlerinin bu yaş için çok normal olduğunu unutmayın.

 

Çocuğunuzun huysuzlukları, kendi yaşamındaki streslere bir tepki olarak mı yoksa etrafını kontrol etmek için mi yaptığına dikkat edin. Eğer, stres nedeniyle yapıyorsa, bu sıkmayı azaltmak için ne gerekiyorsa yapın.

 

Yapağınız işe devam edin. Çocuğunuzun bu hareketini ödüllendirmeyin. Ona, bu öfkeli davranışlara son vermesi­ni söyleyin.

 

Ona, "Gerçekten öfkelisin. Bu öfke duygularına son vermek için başka ne yapabilirsin?" diye sorun.

 

Bu işten bıkmış gibi davranmayı deneyin.

 

Öfke nöbetleri yaşamadığı zamanda ona düşünme ile il­gili övgü mesajları verin.

 

Kendisine ya da başka şeylere zarar veremeyeceği güvenli bir ortamda bulunmasına dikkat edin. Tehlikeli bir durum yoksa bu huysuzlukları önemsemeyin.

 

Odayı terk etmeyin. Onu öfkesi yüzünden terk etmeyeceğinizi bilmesi iyi olur.

 

Ona, öfkelenmeye hakkı olduğunu ama bu yüzden fikrinizi değiştirmeyeceğinizi ve öfke nöbeti sona erdiğinde yanında olacağınızı söyleyin.

 

İki yaşındaki çocuğunuzun huysuzluk nöbetlerini evde ge­çirebildiği bir aile ortamı sağladığınız için kendinizi kutla­yın.

 

Onu sevdiğinizi her fırsatta belli edin.

 

İki yaşındaki çocuklar çok kızdıklarında ne tür davranışlarda bulunabilirler ?

 

Tepinirler

Haykırırlar

Yatağa ya da yastığa vururlar

Yerlerde yuvarlanırlar

Surat asarlar

Homurdanırlar

Yastıkları tekmelerler

Oyuncaklarına vururlar

Kağıt karalarlar

Kızgın ve yüksek bir ses tonuyla konuşurlar

Ellerini kalçalarına koyarlar

Çekiç türü oyuncaklarla etrafı zarar verebilirler. Onun için bunları ortadan kaldırın.

 

Çocuğum topluluk içinde bağırmaya ve yaramazlık yapmaya başladığında ne yapmalıyım?

 

Çocuğu bulunduğu yerden alıp daha sakin bir yere koyun ve onunla baş başa konuşun.

 

Ona "Ya dur ya da buradan gideriz" deyin. Israrla yapmaya devam ederse dediğinizi yapın ve sizin için zor bile olsa orayı terk edin.

 

Onun seviyesine inmek için yere diz çökün. Ona bağırma­masını ve yavaş sesle konuşmasını aksi takdirde gideceğinizi söyleyin. Ve bunu yapın.

 

Ona "Eğer, bağırmanı kesersen, planlarımızı yapmaya de­vam edebiliriz" deyin. (yapmak istediği bir şeyi önerebilirsi­niz.)

Sadece sizin değil, herkesin çocuklarının yaramazlık yaptığını unutmayın. Bu sizin kötü bir ebeveyn olduğunuzu de­ğil, sadece onların çocuk olduğunu gösterir.

 

Birçok insanın sizi anlayacağına ve duygularınızı paylaşaca­ğına emin olun. Anlayış göstermeyenleri önemsemeyin.

 

İleriyi görmeye çalışın. Beş yıl sonra bu olayla ilgili duygu­larınızın ne olabileceğini kestirmeye çalışın.

 

Topluluk içinde yaşadığınız bu sıkıntılı duruma kaç dakika dayanabileceğinizi belirleyin ve çocuğunuza müdahale et­meden önce bu sürenin geçmesini bekleyin.

 

Çocuğunuz bağırmaya devam ederken, kendisine, başkala­rına ve eşyalara zarar vermiyorsa, işinizi yapmaya devam edin, önemsemeyin.

 

 

2.5 yaşındaki çocuğum, iyice küstahlaştığında zı­vanadan çıkıp ona bağırmak ve dövmek yerine ne yapabilirim?

 

Onu odasına götürün ve sakin bir sesle "Beraber olmaya hazır olduğunda ve            ile ilgili kuralı hatırladığında dışarı çıkabilirsin" deyin. Sonra, radyonun sesini açın ve radyoyla beraber yüksek sesle şarkı söyleyin.

 

10'dan geriye doğru yavaşça saymaya başlayın. Bu arada, çocuğunuzun, bu durumdan ne tür bir ders çıkarmasını is­tediğinizi düşünün.

 

Ondan ne yapmasını istediğinizi söyleyin. "Oynamayı bı­rak ve şimdilik oyuncaklarını rafa koy" deyin.

 

Banyoya gidip, yüzünüzü yıkayın. Sonra geri gelin ve ço­cukla sakin bir şekilde ilişki kurmaya çalışın.

 

Siz, isteklerine "Hayır" diyebileceğiniz üç kişiye telefon ederken, eşinizden çocukları parka götürmesini isteyin.

 

Bir mola verin ve sakinleşin. Kendinizi inanılmaz derecede yıpratmanıza gerek yok.

 

Bu bir güvenlik meselesidir. Hemen çocuğunuzu güvenli bir yere koyun ve ikinizin de bir dakika nefes almasına sağ­layın.

 

       Çocuğunuzun sizinle işbirliği yaptığı zamanları gözlemle­yin. Böyle zamanlarda onu kucaklayın.

 

Çocuğum istediği şeyleri elde edemediği zaman, bana "Senden nefret ediyorum " diyor. Bazen de evden kaçacağını söylüyor. Bunlarla baş edebilmek için bazı fikirlere ih­tiyacım var.

 

    Çocuğunuzun öfkesini onaylayın ve ona bir yastığa ya da yumuşak bir oyuncağa nasıl vurabileceğini gösterin.

 

Ona, "Şu anda benden nefret ettiğini tahmin edebiliyo­rum" deyin.

 

Ona, "Bütün çocuklar bazı zamanlarda ebeveynlerine kıza­bilirler. Ama bu evden kaçamazsın" deyin.

 

Ona, "Çok huzursuz olduğunu görebiliyorum" deyin ve sonra çocuğunuza kızmaya hakkı olduğunu söyleyin.

 

Bu yaştaki çocukların kendi kızgınlıklarını ve sizin buna karşı göstereceğiniz tepkinizi öğrenmeye çalıştıklarını unutma­yın. Sakin bir şekilde, onun kızgınlığını hissettiğinizi, bun­dan korkmadığınızı ve öfkeden çıldırdığı zaman bile onu sevdiğinizi gösterin.

 

Nefretini önemsemeyin, boş verin.

 

Sizin ve onun nefretten ne anladığınızın çok farklı olduğu­nu unutmayın. Nefret belki de memnuniyetsizliğini belir­tecek en güçlü sözcüktür. Sakin olun ve onun duygularına değer verin.

 

Onu terk etmeyeceğinizi bilmesini sağlayın.

 

Ona "Evden kaçmayacaksın. Bu senin ailen ve onlara uy­mayı öğrenmek zorundasın" diye söyleyin.

 

Banyo yapmaktan nefret eden ve küvette avaz avaz bağıran iki yaşındaki çocuğumla nasıl başa çıkabilirim ?

 

Birlikte duş alıp, yıkanın.

 

Ona, banyosu konusunda bazı seçenekler verin, örneğin, ona "Küvette mi yıkanmak istersin, yoksa sadece duş mu alalım” diye sorun.

 

Kendisini ve banyo küvetini çizebilmesi için sabundan ya­pılmış kalemler alın. Ya da sabun eldivenler, sabun çoraplar kullanın.

 

'İşte biz saçımızı böyle yıkıyoruz" gibi şarkılar söyleyin. Bu şarkıyı banyo yapmadığınız zaman da sık sık söyleyin ki ço­cuğunuz yıkanırken bu hareketlerden ve kelimelerden keyif alabilsin.

 

Onu küveti doldurarak yıkamaya bir süre ara verin. Sabun­lu süngerle silebilirsiniz.

 

Banyo yaparken, oynayabileceği ilginç bazı mutfak aletlerini yanınıza alın. Örneğin, yumurta çırpma teli, huniler gibi.

 

Banyo yaparken müzik çalın.

 

Suyun çok sıcak ya da çok soğuk olmamasına dikkat edin.

Onu bir yüzme havuzuna götürün ve girmek isteyip, iste­mediğine dikkat edin. Daha sonra yüzmeyi banyo küvetin­de deneyebilmesi için ona yüzme kıyafeti giydirin.

 

Bazı zamanlarda onu değişik yerlerde yıkayın. Örneğin, la­vabo, bebek küveti ya da şişme bir havuz içinde.

 

Geleceği görmeye çalışın. Çocuğunuz büyüyünceye kadar uygulayabileceğiniz kısa süreli çözümler bulun.

 

2.5 yaşındaki oğlum sabahlan pijamalarını çıkartıp, oyun giysilerini giydirmemi istemiyor. Onu giydirmek zorundayım. Çünkü, bakıcısına pijamalarla götüremem. O bu konuda direniyor. Ne yapabilirim ?

 

Dikkatini pijamalarından daha eğlenceli şeylere doğru yö­neltin, örneğin, onu masanın altında giydirmeyi deneyin.

 

Günlük bakım için gideceğiniz yere pijamalarla gidin, üs­tünü orada değiştirin.

 

Giyindiği zaman ona özel bir etiket (çıkartma) ya da yıldız verin.

 

Bebeğinize, onu sizin mi yoksa babasının mı giydirmesini istediği konusunda bir seçenek verin.

 

Ona akşamdan temiz giyeceklerini giydirin ki, sabah uyandığında hazır olsun.

 

Eve geri döner dönmez pijamalarını giyebileceğini söyleyin.

 

Giydirmeye devam edin. Ama, ne olursa olsun onu giydi­rirken kızgın değil, yumuşak davranın.

 

Pijamasının üstünü gün boyunca tişört olarak giymesine izin verin.

 

18 aylık kızımla ilgili yardıma ihtiyacım var. Çünkü, o benim dikkatimi çekebilmek için korkunç huysuz­luk nöbetleri yaratıyor. Bu olay, ya babası eve gelip benimle konuşmaya başladığında ya da bir arkadaşımı ziyarete gitti­ğimde konuşurken oluyor.

 

Kocanız eve geldiğinde kızınızı da ortanıza alıp, büyük bir sandviç kucaklaması yapın. Önce onunla biraz ilgilenin ve sonra halen huysuzluğa devam ediyorsa, bunu önemseme­yin.

 

Çocuğunuz huysuzluk yapmaya başladığında, "Yeni bir şey yok mu?" gibi bir tutum alıp, sıkılmış gözükün.

 

Bazı zamanlar bakıcı bulun. Böylece, siz tüm öğleden son­ranızı bir arkadaşınızla sohbet ederek geçirebilirsiniz.

 

Yanına oturun ve elini tutup, ona dokunarak çocuğunuzu sakinleştirmeye çalışın. Ama bu öfke krizi anında sizi dinle­mesini beklemeyin.

 

Odanın başka bir yerine geçip, konuşmanıza devam edin. Onu önceden dikkatinizi başka şeylere de verebileceğiniz konusunda uyarın ve ona oynayabilmesi için özel bazı oyuncaklar verin.

 

Bu huysuzluk son derece normaldir ve geçicidir.

 

Kocanız eve gelmeden hemen önce onunla bol bol ilgile­nin.

Oğlum yaklaşık iki yaşında. Kızgın olduğu za­manlarda kasten beni ısırıyor, vuruyor ve tırmalıyor. Ama, bunları babasına yapmıyor. Ne yapabilirim?

 

Ona, "Kimsenin canını acıtmamalısın" deyin.

 

Onu kollarından tutun ve "DUR! Bana bunu yapmana izin veremem" deyin. Eğer, halen devam ediyorsa, kısa bir süre için odadan çıkın.

 

Ona vurmanın, ısırmanın ve tırmalamanın size acı verdiği­ni açıklayın.

 

Buna tahammül etmek zorunda değilsiniz. Onu odasına götürün ve mola verin.

 

Ona, "DUR! Annene zarar veriyorsun" deyin. Sert bir tavır ve kesin bir ses tonu kullanın.

Babası da ona durmasını söylesin ve bu konuda ısrar etsin.

 

"Hayır" deyin ve sonra birkaç dakikalığına onun yanından ayrılın.

 

Ona eğlenceli ve kızgın duygular arasındaki farkı anlatın ve yardımcı olmaya çalışın. Önce neşeli ve sonra kızgın rolü yapın. Ve ona hangisinin iyi olduğunu sorun.

 

Siz ve kocanız çocuğunuza nasıl dokunulacağını ve öfkesini nasıl ifade edebileceğini gösterin.

 

Vurmak, ısırmak ve tırmalamak hiç de hoş şeyler değildir. Bunları yapmasına engel olun.

 

2.5 yaşındaki kızıma ne zaman "yapma", ya da "dur" diyerek sınır koymaya çalışsam, avaz avaz bağırmaya başlıyor. Bununla baş edebilmem için bana yardım edin.

 

Ona durmasını söylediğinizde, bunun sonucunu takip ede­bilmelisiniz. Eğer, siz beşe kadar saydığınızda durmamışsa, onu siz durdurun.

 

Kuralları en aza indirgeyin.

 

Ona bağırmanın sonucunda bir "Mola" olduğunu söyleyin ve bunu uygulayın.

 

Ona rahatça bağırabileceği ve tepinebileceği bir yer bulun.

 

Onu yeterince sevip ve ilgilendiğiniz konusunda emin olun. Günde en az 15 dakika sadece onunla oynayın ve bu süre içinde oyunu onun yönetmesine izin verin.

 

Onun kızgınlığından korkmadığınızı söyleyin ve eğer gere­kiyorsa onu kucağınıza alarak bulunduğu yerden uzaklaştırın.

 

Gün içinde, ikinizin birlikte bağırarak oynayabileceği bir oyun bulun.

 

Bu yaştaki çocukların kendilerine özgü "Hayır" deme şekil­lerinin olduğunu unutmayın.

 

Bu durumda biraz rahatlayabilmek için dışarı çıkın.

 

Ona, insanların duygularını bağırmadan anlatabileceklerini söyleyin.

 

Onunla ya da çevrenizdekilerle bağırmadan konuşun, istek­lerinizi normal sesinizle iletin. O da yakında sizin gibi dav­ranacaktır.

 

Ona, bağırmak yerine neler yapabileceğini anlatın. "Bağır­mak yerine, ev içindeki sesini kullan" deyin.

 






Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Sağlık Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
VİDEO GALERİ
YUKARI