MEHMET BAYER – 30.12.2021 – HİBYA – Kimi zaman Afrika’nın ortasındaki vahşi yaşamı anlatan, kimi zaman Oscar ödüllü Hollywood yapımı bir filmin en önemli karakterini yaşatan ses. Mazlum Kiper’in sesini hemen her gün bir televizyon yapımıyla evimizde duyuyoruz.

Pek çok insanın ailesinin bir ferdi gibi kabullendiği sakin, vurgulu ve dinlendirici sesin sahibi Mazlum Kiper…

Kiper, HİBYA’ya yaptığı açıklamada, günde aşağı yukarı 4-5 saat seslendirme için stüdyolarda bulunduğunu söyledi.

Sesinin gelişmesini ve bugünlere gelmesinin babası Müfit Kiper sayesinde olduğunu anlatan usta seslendirme sanatçısı, ”O da hem dublaj yapardı, hem de ilk Türk filmlerinde oynayan sanatçıydı. Ayrıca tiyatrocuydu. Dolayısıyla beni alır götürürdü hep. Ben de bir sürü insanı dinlerdim. Sami Ayanoğlu’ndan tut böyle bir takım insanlar. Mehmet Ali Erbil’in babası Saadettin Erbil. Sonra onlarla dublaj yaptım. Yani onlar beni istediği için yaptım. Ama genden de gelen bir şeyler var tabi babamdan.” dedi.

Kiper, annesi Melike Kiper’in sesinin de çok güzel olduğunu, Zeki Müren ile şarkı söylediğinden ve iyi arkadaş olduklarından bahsetti.

Belgesel seslendirmenin bambaşka bir şey olduğuna işaret eden Kiper, ”Orada bir şeyi anlatıyorsun. Öyle çok fazla heyecan vermeden. Ama diğer seslendirmeler, mesela Anthony Hopkins’i konuşuyorsun bir filmde oynadığı rolü. Mesela Morgan Freeman’ı konuşuyorsun. Aynı şekilde Sean Connery’nin James Bond’larını konuştum. Bunlar tabi daha farklı, yani oyunculuk isteyen şeyler. Belgeselde daha düzsün. Bir takım karakterleri anlatıyorsun, izah ediyorsun, ama daha düz izah ediyorsun.” diye konuştu.

Kiper, kendisi için seslendirmesi zor olan kimsenin olmadığını, oynadığı oyunda farklılık olması halinde zaman zaman sıkıntılar yaşanabildiğini, kendisinin karakterleri rahat konuştuğunu, çünkü alışkanlık haline geldiğini vurguladı.

Kaç film karakterini konuştuğunu hatırlamadığını, sayının çok olduğunu, birkaç bin belgeseli seslendirdiğini belirten Kiper, şöyle konuştu:

”Mesela yalnız Morgan Freeman’ın uzay belgesellerini 20 bölüm konuştum. Harika belgesellerdi ayrıca çok etkiledi beni. Çok güzel belgesellerdi. Morgan Freeman da zaten çok yakışıyor o tür şeylere. Bizim meslekle ilgili Türkiye’de çok iyi gelişimler var. Çok iyi oyuncularımız var, çok iyi seslendirmeci gençlerden bahsediyorum. Hızla gelişiyor, onlar da geliyor. Bayanlar da erkekler de çok kaliteli.”

Kiper, seslendirme işine yeni başlayanlara şu tavsiyelerde bulundu:

”Sık yapmak lazım. Önce dinleyeceksin, gidiceksin bu işi iyi yapanların yanına. Nasıl seslendiriyorlar? Ben de öyle yaptım çünkü küçükken. Ondan sonra nasıl konuşuyorlar? O rol nasıl konuşulmuş, sen de ona göre ayarlayacaksın sesini. Sonra bir yaş problemi var tabi. Yani şimdi 30 yaşındaki bir adam Anthony Hopkins ile Morgan Freeman’ı konuşamaz. İster belki, ama konuşamaz, çünkü çok genç kalır onların seslerinin yanında. Ayrıca onlar hani bir rol oynuyorlarsa ona göre de konuşuyorlar. Seslerini ona göre değiştiriyorlar. Anthony Hopkins’i konuştuğum ‘Vanya Dayı’ ile başlamıştım ben. O da enteresandır yani, TRT istedi benim konuşmamı Vanya Dayı’yı. Başar Sabuncu bir oyun koymuştu sahneye, orada da ben Vanya Dayı’yı oynamıştım. Ondan sonra onu herhalde seyretmişler ki ‘senin konuşmanı istiyoruz’ dediler. Ben de ‘iyi tamam, konuşalım’ dedim. O enteresandı. Çünkü Vanya Dayı’yı İsveç’te kraliyet akademisinde Malmö Şehir Tiyatrosu’nda oynattım. Yani böyle bir Vanyalık var.” 

”Yüzüklerin Efendisi” ile ”Karayip Korsanları”nda da seslendirme yaptığını anımsatan Kiper, şöyle devam etti:

”Karayip Korsanları’nda da çok konuştum. Ondan sonra Yüzüklerin Efendisi’nde konuştum. Öyle bir sürü filmler, diziler var. Çizgi filmler var ‘Sünger Bob’ gibi. Bunlar gibi bir sürü şeyi konuşuyorsun ve onları da dikkatli bir şekilde konuşmaya çalışıyorsun. Çünkü o farklı bir şey. Mesleğimin kazancı beni tatmin ediyor ama başkalarını bilemem. Biz de maalesef yapılan şeylere değer verilmiyor. Mesela Morgan Freeman’ın oynadığı belgeselde, bir bölüm için aldığı parayı ben ancak 100 bölümde alırım. Yani bizde öyle maalesef. ‘Ya bu adama işte şu kadar veriyorlar bari biz de bu kadar verelim’ öyle bir şey yok. Ne yapacaksın? 1’e olmaz de, 2’ye olmaz de. Ondan sonra hiç çağırılmazsın.”

Mazlum Kiper, şu anda çok sayıda genç seslendirme sanatçısının olduğunu, yaşlılardan pek kalmadığını, yeni projeler için tekliflerin geldiğini de sözlerine ekledi.

Hibya Haber Ajansı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here