Brüksel’de 6-7 Nisan günlerinde düzenlenen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’na Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda dışişleri bakanları da davet edildi.

Toplantıda Çin’in Ukrayna sorunu konusundaki tutumu mesnetsiz şekilde eleştirildi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, örgütün “yeni stratejik vizyonu” hazırlanırken, birlikte Çin’e karşı durulmasının da göz önünde bulundurulacağını kaydetti.

NATO’nun doğuya genişlemesinin yol açtığı Ukrayna krizi devam ederken, “Soğuk Savaş Makinesi” NATO, kirli ellerini Asya-Pasifik ülkelerine de uzattı. Bu durum, NATO’nun ABD’nin hegemonyasının bir aracı olmayı istediğini de tekrardan yansıttı.

Uzmanlar, NATO toplantısında Ukrayna sorunu ele alınırken sebepsiz yere Çin’in suçlanmasının amacının, sorumluluğu Çin’e yükleme, zıtlaşmayı kışkırtma ve fırsattan yararlanma olduğuna işaret etti.

“Beyin ölümü gereçekleşmiş” NATO, bu girişimlerle, ABD’nin önderliğinde Avrupa’daki bir savaştan yararlanarak dirilmeye ve örgütün Asya-Pasifik’teki etkisini artırmaya ve küreselleşme sürecini hızlandırmaya, bu suretle ABD’nin hegemonyasını sürdürmeye çalışıyor. Bölgesel çatışmalar ve sivillerin canları pahasına, amacını gerçekleştirmek için elinden geleni yapan NATO, bölge ve dünya barışını bozan bir kötü güce dönüştü.

Soğuk Savaş çoktan sona erdi. Asya Pasifik ülkeleri de asla Soğuk Savaş Makinesi’ni yeniden hoş karşılamaz. Mart ayı sonunda düzenlenmesi planlanan ABD-ASEAN Zirvesi süresiz olarak ertelendi. Ukrayna krizi konusunda Hindistan ve ASEAN ülkeleri dâhil olmak üzere çoğu Asya Pasifik ülkesi sorun karşısında tetikte ve bağımsız olarak davrandı.

Bu örnekler, Asya-Pasifik ülkelerinin, pandeminin sürdüğü ve ekonomik toparlanma için çaba harcandığı günlerde Soğuk Savaş zihniyeti ve bloklar arası zıtlaşma karşısında barış, dayanışma ve işbirliğini seçtiğini gösteriyor.

Soğuk Savaş’ın bir ürünü olarak NATO’nun çok daha önce dağılması gerekiyordu. Ukrayna konusunda bir çıkar peşinde olmayan Çin, başından beri barış görüşmelerini ilerletmek için çalışıyor. Ukrayna’ya birçok kez insani yardım sağlayan Çin, mültecileri kabul eden Avrupalı ülkelere de malzeme bağışında bulundu. Çin’in bu çabalarını görmezden gelen, Çin’in niyetini çarpıtan ve Çin’i karalayan girişimler hem sorumsuzca hem de ahlak dışıdır.

Kaynak Çin Uluslararası Radyosu
Hibya Haber Ajansı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here